Ooooohhaaaa ....... Sığrı güverin haaaaa............

Bizler anadolu köylerinden çeşitli nedenlerle koparak büyük şehirlere göç ettik.Herkesin nedeni başka  başkaydı,kimi iş için ,kimi çocuğunu okutmak daha iyi bir yaşam sağlamak gibi daha birçok nedenlerle büyükşehirlere yerleştik.Tabi ki burada daha yeni sorunlar ,yeni mücadeleler,başladı,zamanla insanlar kimlik arayışına girdiler.Kendilerinde örgütlenme ihtiyacı duydular,işe köy dernekleri kurarak başladılar;derneklerin amacı eski kültürleri tanıtmak ,sosyal dayanışmayı sağlamaktı.Bu nedenle bir çok  şey yazıldı,söylendi ama hiç geride bırakılan köylerimizle ilgili hiç bir yazı kaleme alınmadı. Ben hikayeme hiç bahsedilmeyen köydeki yaşantı üzerine bahsedeceğim; köyün kışın kardan ,yazın tozdan,çamurdan,kapalı yolları ,tarlada bahçede zor şartlarla çalışılan halini değilde daha çok sosyal günlük yaşantısını bir mizah içerisinde anlatacağım,eğer hatam olursa af ola.....

Bizim köyde sabah erken olur erkenden uyanırsınız,eğer uyanamıyorsanız Memmem sizi uyandırır.Memmem köyün sığırı güder.Sabahınan bir bağırdımı " Oooohhaaa...... sığrı güverin haaa....sığırııı..."ardından bir türkü tutturdumu; "Keklik ina getir ina..." mecburen uyanırsınız,herkes sığırını güverdimi ( gönderdimi ) Esalin harmanda köyün birinci olağan toplantı faslı başlar;ardından herkes kahvaltısını eder,işine gider.Akşam üstü köylüler tek tek Esalin harmanda toplanmaya başlar.

Eyüpgilin Ali:" Allahıma kul olmayım bu sene maşallah ekin var...."

Ordan Düdüğün oğlu Mehmet: " Ula Ali senin acaziraatte ne ekin var,canaşına yensin nasıl yiyecan...."

Uzungilin Süleyman: " Celalin oğlu Ali dağ köyünden bir sürü koyun almış getiriyormuş..."

Birisi  " valla" getirir.

Karşıdan Yonuzun oğlu Battal: " Oyunuzu bu sefer Erbakan hocaya verin Adil düzen getirecek..."

Eyüpgilin Ali: " Allahıma kul olmayayım Erbakan getirse getirse çarşaf düzeni getirir...."

Goceyngilin Bayram: " Biz oyumuzu Halk Partisine verecaaz...."

Yıllardır Demirel,den başkasına oy vermeyen Benezolün Bayram: " Allah hakküiçün  Anapdan başkasına oy vermem.Sola oymu verilir,şimdiyece hep verdiniz,sol ne yaptı ki, köylere; sol bir işe yaramaz.Sol elinle kıçını yıkarsın...."

Uzungilin Muharrem: " hıı neydikiii Guruçini ne diyo ki...."

Ardından köyün üst başından Cihanın sesi duyulur.( Cihan Benozolün Bayramın oğludur) " Veli, Seydali , baba  gelin lan Haltımış biştii....Anam çağırıyor...Ardından bir türkü tutturur " Garavuzun başı nacaklı ,kaymağın başının gitmez dumanı...."

Veli cevap verir: " Geliyok lan .... o da başlar türküye; " Bağdiyinin başında arpa yoluyor sunam...."

Ordan Haso çıkar: " Yavrularım gelin gelin ekmanizi yen...."

Esalin Haydar:" Haso ne pişirdin gıı ..."

Haso: " Höşmerim höşmerim.....

Bu arada oltalar hazırlanır,solucanlar toplanır,Kızılırmağa balık tutmaya gidilir.Balık tutarken bir sürü hayaller kurulur.Koca koca yayınlar tutulacak sabahleyin Sakallı,ya gidilip soğuk suların başında mangal yapılıp rakılar içilecek,gece ilerlerken, oltalar ırmağa gerilir ve eve yatmaya gidilir.Sabah erken ırmağa oltadaki balıkları toplamaya gidersin birde bakarsın balık malık yok... tabi olmayacak Kaymaklı Tekoğlugilin usaglar balıkları toplamışlar,böylece mangal sefasınıda rakılarıda kızılırmak almış olur.Şimdilik bu kadar ben köydeki yaşantıyı kısa anlatmaya çalıştım ama köyümü tanıtmayı unuttum.Benim köyüm Şarkışla,ya 30 Km uzaklıktadır.Çerkez kayasından seyrederseniz baya güzeldir.Köye Şarkışla,dan iki yönden gidilir, bir. savran belini aşarak Bozkurt ,İlyas Hacı tarafından; birde Ortaköy yolundan Çermik, Çiçekliyurt ( Çakal ),dan Alaçayır,a varılır.

 

Yazan

Yetim oğlu Hüseyin